|
|
 |
 |
Okunma |
|
18 |
Aids ve Kanserler
AİDS'in
seyri sırasında bazı kanserler dikkati çekecek kadar sık olarak
görülmektedir. Bunlar, Kaposi sarkomu, lenfomalar, dil, rektum ve anüs
kanserleridir.
Kaposi Sarkomu Nedir
Kaposi
sarkomu ilk defa 1872'de Dr. Kaposi tarafından tarif edildiği için,
onun adıyla anılan nadir bir tümördür. En çok el ve ayaklara yakın
yerlerde, mor, ya da kahverengi-kırmızı renklerde kabarık deri
lezyonları şeklinde görülen bu kanser türü Batı dünyasında nadirdir.
Daha çok, ileri yaşlardaki Akdenizli ve Doğu Avrupalı insanlarda
görülür. Buna karşılık, Kongo'da çok sıktır ve oradaki kanserlerin
yüzde 11'ini oluşturur. Fakat, 1979'dan itibaren ABD'de, homoseksüel
erkeklerde Kaposi sarkomunun sık görüldüğü tespit edildi. Bunların
ortak noktaları, hepsinin AlDS'li oluşlarıydı. Zamanla, Kaposi
sarkomunun AlDS'li hastaların üçte birinde bulunduğu anlaşıldı. Hastalığın
en çok görülen şekli deridedir. Daha çok, bacaklarda, kollarda olur ve
yıllarca süren bir gidiş gösterir. Fakat, AlDS'li hastalardaki Kaposi
sarkomunun hızlı seyrettiği; deriden başka yerlere yayıldığı (lenf
bezlerine, akciğerlere, kemiklere ve bağırsaklara) ve böyle hastaların
yüzde 40'ının bir yılda kaybedildiği tespit edilmiş bulunmaktadır.
AİDS
ve Kaposi sarkomlu kişilerde rastlanılan bir genetik özellik vardır:
Bunlarda, doku gruplarından HLA-DR-5 yüksek oranda bulunmuştur. Bu,
irsi bir etkiyi düşündürmektedir. Sarkomu yapan asıl etkenin,
AlDS'lilerde sık görüldüğünü yukarıda söylediğimiz Cytomegalovirüsü
olduğu hakkında kanaatler gittikçe kuvvetlenmektedir.
Kaposi
sarkomunun tedavisi ilaç ve radyoterapiyle (ışın) yapılmaktadır. Küçük
alanlardaki hastalık ışınla; yaygın hastalık ise kanser Maçlarıyla
(kemoterapi) tedavi edilir. Bu ilaçlar arasında en etkilileri Etoposide
(VP-16) ve vinblastin'dir. Ayrıca, vücudun bağışıklığını artırmaya
yönelik ilaçlardan interferon da, yüksek dozlarda Kaposi sarkomuna
tesir etmektedir. Yine aynı maksatla retinoidler(13-cis retinoik asid)
ve isoprinosine isimli maddeler de denenmektedir.
Lenfoma Nedir, Lenfoma belirtileri, Lenfoma Tedavisi
Lenfomalar,
lenf bezlerinin tümörleridir. AlDS'li hastaların yüzde 5-15 kadarında
lenfomalar da görülmektedir. Bunlar, Hodgkin lenfoması ve Hodgkin
olmayan lenfomalar diye iki gruba ayrılırlar ve AlDS'lilerde daha çok
Hodgkin olmayan lenfomalar görülür. Hodgkin olmayan lenfomaların iki
tipi AlDS'de özellikle görülmektedir:
a. Burkitt lenfoması. b. Lenfoblastik lenfoma.
Burkitt
lenfoması, muhtemelen Epstein-Barr virüsünden olmaktadır. Bu virüs,
merkezi Afrika'da pek sıktır ve aynı bölgede Burkitt lenfoması da çok
görülmektedir. Bu virüsün AlDS'lilerde de enfeksiyon yaptığını yukarıda
görmüştük. Burkitt lenfoması, yüz ve çenede (Afrika tipi) şişlikler
yaptığı gibi, karında kitleler de (Amerikan tipi) oluşturabilmektedir. Lenfomaların
tedavisine, erken devrelerde radyoterapi, ilerlemiş devrelerde ilâç
tedavisi (kemoterapi) kullanılır. Bazen her iki tedavi şeklinin
birlikte kullanılması da gerekebilir.
Diğer Kanserler
AlDS'li
hastalarda görülen diğer kanserler arasında ağız, anüs (makat) ve
rektum kanserleri sayılabilir. Bunlar cinsel faaliyetler sırasında
zedelenen dokulardır ve bu hastalardaki enfeksiyonlarda görülen herpes
virüslerinin bu kanserlere yol açtığı düşünülmektedir. Herpes virüsünün
Vinci tipi ağız-dil kanseri, herpes virüsünün 2'nci tipi ise rektum ve
anüs kanserleri yapmaktadır.
AlDS'li
hastalarda bu çeşitli kanserlerin oluşunu şu şekilde izah etme eğilimi
vardır: Önce LAV/HTLV-III virüsü vücuda girip enfeksiyon yapar ve
bağışıklığı yok eder. Bunun arkasından fırsatçı enfeksiyonlar
(cytomegalovirüs, Epstein-Barr virüsü veya herpes simplex I ve II
virüsleri) vücudu istilâ eder ve yukarıda gördüğümüz kanserleri bu
virüsler oluşturur.
Eğer
bu hipotez doğruysa, kanser ihtimalinin virüs enfeksiyonlarıyla paralel
gitmesi beklenir. Gerçekten de öyle olmaktadır. AlDS'li hastalar
arasında virüslerin en çok bulunduğu grup, homoseksüel erkekler
grubudur, ve kanserler en çok bunlar arasında görülmektedir. Meselâ,
homoseksüel ve biseksüel erkek AlDS'li hastalarda Kaposi sarkomu
sıklığı yüzde 46 iken, heteroseksüel AlDS'lilerde bu sıklık yüzde 7
dolaylarındadır.
|